4 Mayıs 2016 Çarşamba

DİVAN-I KEBİR 2 CİLT 2800 İNCİ BEYİT

2800. (Mevlana Hazretlerinin Şems Hazretlerini anlatımı)
Gece de şaşırıp kalmıştır, yüzünü karartan kim?
Gündüz de şaşkın bir haldedir?
Onu böylesine güzel yaratan kim?

Yeryüzü de hayrandır;
Yarısı ot olmuş, çimen olmuş;
Yarısı yayılan hayvanlar;
Boyuna yayılıp otluyorlar.

Âlemin yarısı yiyen (Sarf eden), yarısı yenen (Sarf olunan);
Yarısı hırs (Sonu gelmeyen istek) içinde fakat tertemiz (Kalmayı başarmış), öbür yarısıysa pis mi pis.

Geceleyin uyumak ölümdür, sabahleyin uyanmak, ölümden sonra dirilip yaşayışa kavuşmak;

Öldür beni ey gam, öldür;
Ben Hüseyn’im (Masum öldürenim) sense yezit’ sin (Suçlusun, tuzak kurup Peygamber vekilini öldürensin).

İnci (Şekli değişmeyen sır yumağını), bunu kim alır diye kendisini mezada (Açık artırmalı satışa) koydu;
Kimsede bir pul bile yoktu, pey sürdü, gene kendisini kendisi satın aldı kendisinden.

Sâki (İnsan ruhuna Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçan kişi), bugün, hepimizde konuğuz sana;
Her gecemiz, senin sayende Kadir gecesi (Bin aydan daha hayırlı) oldu, her günümüz bayram günü.

İçiminin sonu pek hoş olan o şarabı sun (Tanrı sözlerini söyle);
Yeniden yeniye işretten (Tanrı sözlerini duymaktan) başka hiçbir şeycikler düşünceyi, kaygıyı gidermez.

Gönülleri susamış rintler (Gönül erleri), haddinden fazla şarap içerler (Allah sözlerine duyar) de kendilerini kaybederlerse o anahtarı (Kilitli olan, birlik kapısını açma imkânını) bulurlar elbet.

Birlik küpünün yanında, Nuh’la, Lut’la, Şibliyle, Bâyezid’le beraber yan gelmiş, kurulmuşsun.

Sus, can, ferahından kanat çırpmada (Sıkıntısız, tasasız olarak yolculuk etmekte), sonucu o şarap, başını bürür (Çok güçlü etkiler), can damarında koşar durur.

                       ***   
DİVAN-I KEBİR 2 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
İstanbul REMZİ KİTABEVİ 93
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Şems Hazretlerinin güzelliğine hayran kalındığını, bunu yaratanın merak edildiğini, bu hayranlığın sebebinin bulunulmasını istediklerini öğrendik.
2.    Dünyadaki insanların aşırı isteğin etkisinde olduklarını, bazılarının bu istekte temiz kaldıklarını, bazılarının da kirlendiklerini öğrendik.
3.    Doygunluğu bilen ve kabul edenin temiz kalma sansı olduğunu öğrendik.
4.    Kimliğimizden ve kişiliğimizden memnun değilsek bu çok güç işi yapan Tebrizli Tanrı Şemsine veya Mevlana Hazretlerine sevgiyle sığınarak yardım istememiz, onların söylediği her sözü doğru kabul ederek dediklerini yapmamız gerektiğini öğrendik.
5.    İnsanın kendi değerini bilemeyeceğini, uzman kişinin bileceğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Allah’a ulaşmak isteyen yolcunun aşk yolculuğunu tercih etmesiyle rahat bir yolculukla muradına erdiğini öğrendik, anladık.
                         *

RAVLİ

3 Mayıs 2016 Salı

DİVAN-I KEBİR 2 CİLT 2790 İNCİ BEYİT

2790. (Mevlana Hazretlerinin Şems Hazretlerini anlatımı)
Yolundaki tozdan çıkageldi de müjde verdi şu bayram bana;
Canım koştu, karşıladı onu, bayramın atının yularını tuttu.

Bildi anladı ki bayramdaki bu parlaklık, bu güzellik, bu umumi lütuf (Karşılıksız iyilik), ulular ulusu Şemseddin’den.

Fakat nerde senin güzelliğinin parlaklığı?
Âşıklar, nasıl olur da râm (Boyun eğen, buyruğuna giren) olurlar bayrama?

Ey Tebriz, öyle bir ulular ulusunun şarabı dururken bayram şarabını içmek, hiç şüphe yok ki haramdır sana.

Sabah çağı geldi, cilalanmış sahifesini açtı, yaydı;
Gökyüzünde bir beyazlık, bir kâfur (Beyaz ve yarı saydam) rengi belirdi.

Gökyüzü sûfisi mavi renkli hırkasını, şalını, inadına, ta göbeğine kadar yırttı.

Gündüz Rum’u, bozulup ısındıktan sonra gene fırsat buldu, çıkageldi de gece Zencisini tahtan indirdi.

Neşe türküyle gam Hindûsu, o yandan buyana gelir gider;
Gelip gitmeleri daimidir de yol ortada yoktur, belirmez bile.

Yarabbi!
Habeş padişahının ordusu nerelere kaçar gider?
Rum Kayserinin ordusu nerelerden çıkar gelir?

Şu görünmeyen, şu muammaya benzeyen yoldan kim bir koku alır?
O kişi koku alır ki ezeli aşk şarabını ya içmiştir, ya tatmış.
                       ***   
DİVAN-I KEBİR 2 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
İstanbul REMZİ KİTABEVİ 93
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Uluların ulusu olan Şems Hazretlerinden toz parçası kadar yararlananın bayram ettiğini, parlaklık kazandığını öğrendik.
2.    Tebrizli Tanrı Şems’i Şemseddin hazretlerini öncelikle tanımamız gerektiğini öğrendik.
3.    Beyaz olanların öne çıkmasının gerektiğini öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Geçmişte aşk şarabını tadan veya içen kişinin büyük olayların farkında olacağını, Şimdi Şems Hazretlerine sevgiyle bağlananın bu sevince kavuşacağını, Mevlana Hazretlerinden öğrendik, anladık.
                         *

RAVLİ

2 Mayıs 2016 Pazartesi

DİVAN-I KEBİR 2 CİLT 2780 İNCİ BEYİT

2780. (Mevlana Hazretlerinin Şems Hazretlerini anlatımı)
Ruh alanını yüz bin kere alt-üst edercesine arasalar gene ona (Tebrizli Tanrı Şems’ine) benzer birini bulamazlar.
                                                                                                     
Gölgesi, güneşin başından eksik olmasın, toprağın cüzüleri (Bir bütünün parçaları) bile onun gezip tozmasıyla bezenmededir (Süslenmişlerdir).

Eğer bu, vuslatının (Buluşmasının) bayramıysa ben kulum-köleyim (Sevgiyle bağlanıp hizmet ederim bu) bayrama;
Bayram hazırlığı da senin için, bayram secdesi de, bayram selamı da.

(Tebrizli Tanrı Şems) Adını duydum da adındaki o üstün tatlılık, bayramın adını da tatlılaştırdı, gönlüme bir rahattır, bir huzurdur, geldi.

Ne mutludur, o an ki vuslat (Buluşma) çağın gelir-çatar da biz de vuslat (Buluşmada verdiğin) hazinenden alır, bayramın borcunu öderiz.

Güneşe benzeyen güzelim yüzün doğar da bayram akşamı, yüzünün sabahıyla gündüze döner.

Ey hayalin ışığı, kutlulukla yomlulukla (Uğurlulukla), bahtla (İyi talihle), aralıkla bayram namazına imam olan güzel!

Ey kapısında secdelere kapanmak, bayramın farzı olan;
Ey sen (Tebrizli Tanrı Şems’ ) dururken kendini görmek haram (Yasak) edilen dost!

Lütfunla(İyiliğinle), kereminle (Asilliğin, büyüklüğün gereği olarak) vuslat kadehini doldur (Bizimle buluş,  yakınlaş), sun (Allah nurunu ver) da bayram kadehiyle, bayram muradıyla can, muradına ersin (İsteğine kavuşsun), dileğine kavuşsun.

Canlar, atının peşine düşmüş, koşup gidiyor;
Fakat bayram, yüzlerce adım atsa bile nerden ona yetişecek, imkân var mı buna?
                       ***   
DİVAN-I KEBİR 2 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
İstanbul REMZİ KİTABEVİ 93
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Tebrizli Tanrı Şems’in çok özel biri olduğunu öğrendik.
2.    Tebrizli Tanrı Şems’ini rüyada bile görmenin insana rahat ve huzur getirdiğini öğrendik.
3.    Aryam sevinci yaşayacağımız her şeyin giriş kapısında Tebrizli Tanrı Şems’in olduğunu, onun göründüğü her yerde karanlıkların aydınlığa döneceğini öğrendik.
4.    Tebrizli Tanrı Şems’in hayali kurmanın bile insanı ışık kaynağı haline getireceğini öğrendik.
5.    Tebrizli Tanrı Şems’in canına ne kadar hızlı olsak da yetişemeyeceğimizi öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Allah’tan insanların duymadıkları sözleri söyleyen, Allah’ı sevdiren ve Allah nuru saçan Tebrizli Tanrı Şems’in görmek için kendimizi görmekten vazgeçmemiz gerektiğini öğrendik, anladık.
                         *

RAVLİ

1 Mayıs 2016 Pazar

DİVAN-I KEBİR 2 CİLT 2770 İNCİ BEYİT

2770. (Mevlana Hazretlerinin Şems Hazretlerini anlatımı)
Aklın ayağını bağlarlar da nefis edepsizini (Beden isteklerine uyarak dinin yasaklarına rağmen korkmadan yapanı) bir iyice dövmek için ellerini öyle açarlar ki.

Vücudumuzun bütün cüzileri (Bütün en küçük parçaları) şu daracık mezarda öyle bir ölmüş ki;

Nerde aşk sûr’u (Aşk uğrunda ölmek)?
Bir üfürse de dirilip mezardan baş çıkarsalar.

Şehvetin (Aşırı istek) bir bakırdır, iksirse aşk nuru (Parlaklığı);
Aşk nuruyla bakır halindeki varlığını altın haline getirirler senin.

İnsafa gel, onun sıcak mı sıcak aşk nefesi ortadayken hünerden bahseden toplum, ne de soğuk bir toplum, değil mi?

Aç sufiler gibi akıl mutfağına gelir de pahası ağır suçları cerrederler  (kişiden cerrah gibi iltihaplı yeri yarıp cerahati akıtıp ilaç korlar)

Tabiat kuzgunlarına (Kötü, uğursuz, sıkıntılı durumda olanlara, iftira edenlere) leş yedirme, oruç tuttur da dudu kuşu haline gelsin, hepsi de şeker avlamaya koyulsun.

Şeker Tabiatlı abıhayat sakisinin (İnsana Allah’ı sevdiren, Allah nuru saçan), sayesinde tabiat ateşlerinin köz haline gelmesi mümkündür.

Onun güzelliği, onun alımı karşısında olgunluk aklının körleşmesi, sağırlaşması, o güzelliğe, o alıma karşı duyduğu histendir.

Tanrıdan başka kim onu görmek için bakarsa hemen o gözü ebedi körlük mührüyle mühürlerler, hiçbir şeyden haberi olmaz artık.

Gün bile dünyanın övündüğü ere Tebriz’in can gözü Şemseddin’e sığınır da hadiselerden korunur.
                       ***   
DİVAN-I KEBİR 2 CİLT MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN
Hazırlayan: Abdulbaki GÖLPINARLI
İstanbul REMZİ KİTABEVİ 93
                         ***
Neler öğrendik;
1.    Aşk uğrunda ölmek başka olduğunu, nefis isteklerine aşk diyerek yapmanın aynı olmadığını öğrendik.
2.    Mezarımızdaki dostumuzun âşık olduğumuz Allah dostu âşık dediğimiz büyüklerimiz olacağını bilmemiz gerektiğini öğrendik.
3.    Din kurallarına uyan kişilere Hak âşıklarının iltihaplanmış yaralarını deşerek iltihabı çıkarıp buraya merhem koyarak iyileştirdiklerini öğrendik.
4.    Yanlış yapanları kuvvetlendirici davranışlarda bulunmanın yanlış olduğunu, oruç tutmalarını önermemiz gerektiğini öğrendik.
5.    Hiç duyulmayan Allah sözlerini duymamızı sağlayan Şems Hazretlerinin güzelliği karşısında aklımızın körleştirdiğini, sağırlaştırdığını, hareketsiz kaldığımızı öğrendik.
                     *
İşte böyle yaren;
Şems Hazretlerinin güzelliğini görmek için ancak Tanrının bakması gerektiğini, Başka biri buna niyetlenince gözlerinin mühürlenip hiçbir şeyden haberi olmadan yaşayacağını öğrendik.

Olaylar karşısında Şems Hazretlerine sığınmamız gerektiğini, kendisinin iyi bir koruyucu ve barınacak olduğunu öğrendik, anladık.
                         *

RAVLİ

Popüler Yayınlar