23 Ekim 2013 Çarşamba

DERVİŞ YOLU GÜLŞEN-İ TEVHİD 141

Her leb-i cu buhl-i âb anra buved
Kez i âb-ı cûy-i nabina buved
(Hazreti Mevlana, Mesnevi 2.inci cilt 894 inci beyit açıklaması)

“ Irmak kenarında bulunan bir kimsenin su cimriliği, ırmağın suyunu görmezlikten geldiğindendir.”

Peygamberler, veliler ırmaklar gibidirler.
Suları, Kibriya’nın (Azameti, kudreti, büyüklüğü) denizindendir.

Arifler o ırmaklardan destilerini (Vücutlarını) doldururlar, susuzlara sunarlar.

Arifin sureti desti (Sıvı konan kap), manası sudur.
Eğer sen susuzsan, koşa-koşa onları ara, bul.

Ey susuzlar güruhu (Cemaat, topluluk)!
Ariflerin destilerinden irfan (Bilmek, anlayış, tecrübe ve zekâdan ileri gelen zihnî olgunluk) suyunu içmeye bakınız.

Susuzların muradı mademki sudur, o halde suyu ara, onun nakşi (İşlemesi) ile kanaat etme (Yetinme, daha ileriye git).

                                 ***
Gülşen-i tevhid İbrahim Şahidi
Çeviren Midhat bahari Beytur
İnkılap ve Aka kitapevleri Koll.Şrt.1967 basım.


                                 ***
Neler öğrendik:

1.    Allah’ın hazinesinin büyüklüğünü bildikleri halde görmezlikten gelenlerin, bakıp görmeyenlerin; sahip olduğu bilgiyi, mal veya parayı paylaşmayan ve türlü sıkıntılara katlanarak daha çok biriktirmeye çalışan kimse gibi davranışlar yaptıklarını öğrendik.

2.    Allah’ın hazinesinden verilenlerle hazinenin eksilmeyeceğini öğrendik.

3.    Allah’ın hazinesinde bağışlarda bulunan arifleri bulmamız, onların yönlendirmesiyle Allah’ın hazinesinden yararlanma yollarını öğrenmemiz gerektiğini öğrendik.

                                    *
İşte böyle yaren,

Kendiliğinden Allah’ın hazinelerinden yararlanamayız.

Yararlanmak için yol ve yöntem bilenden öğrenmemiz ve bu yolda ilerlememiz, zorluklarına katlanmamız ve sabırla amaca ulaşana kadar bu yoldan ayrılmamamız gerekmektedir.

Özlemle arayış içinde olanlar elbette ki aradığını bulur, kavuşur, yarar sağlar.

RAVLİ ARİF YOLU yazarak Googleden okuyarak ariflerin yol göstermesini öğrenmemiz gerekmektedir.


                                    *

RAVLİ                     

22 Ekim 2013 Salı

DERVİŞ YOLU GÜLŞEN-İ TEVHİD 140

Lâcerem göyend ayb-ı hemdiger
Gafilend in halk ez hod ey peder
(Hazreti Mevlana, Mesnevi 2.inci cilt 882 inci beyit açıklaması)

“ Baba!
Halk kendi ayıplarını görmekten gafil (Habersiz) olduklarındandır ki birbirlerinin ayıbını söylerler.”

Sen kendi ayıplarını görseydin, başkalarının ayıplarını saymazdın.
Kendi ayıbını gör de, ondan geç.

Ayıbını, hüner ve marifete değiştirmeye çalış.
İnsanlar ayıplardan temizlenirseler, gayb’ı (Gözükmeyen, her şeyin dünyaya gelmeden önce oluştuğu âlem) pekiyi bilen Allah’ın aynası olur.

Varlık ırmağı kirden temizlenince sâf olarak Tanrı’nın cömertlik denizine akar.

Irmağın suyu o denize aktı mı, artık o hüviyet denizinin suyu, ondan esirgenmez ve ondan ayrılmaz.

                                  ***
Gülşen-i tevhid İbrahim Şahidi
Çeviren Midhat bahari Beytur
İnkılap ve Aka kitapevleri Koll.Şrt.1967 basım.


                                 ***
Neler öğrendik:

1.    Başkasının ayıbını gören ve söz edenlerin kendi ayıbını göremeyecek duruma geleceklerini öğrendik.

2.    Başkasının ayıbını görmek yerine onların yeteneklerini, becerilerini, yaptıkları güzel işleri görmek ve onlardan öğrenerek yararlanmak olması gerektiğini öğrendik.

3.    Kendi ayıbımızdan temizlemeye uğraşırsak, başkalarının ayıplarını örtersek; gönül aynamızın temizlenip parlayacağından Allah’tan gelen mesajları gönül aynamızda net olarak görür duruma gelebileceğimizi öğrendik.

4.    Allah’ın cömertliğinin temiz olan huylara sahip kişilere doğru akış sağladığını öğrendik.

                                       *
İşte böyle yaren,

Bakışımız kendimize olmalı, kendi eksiklerimizi tamamlama, yanlışlarımızı düzeltme amaçlı olmalıdır.

Doğru ve bir hale gelmek için uğraşı verenler katışıksız temizliğe ulaşırlar ve Allah’ın sevdiği kullar arasına girerler.

Mevlana Hazretlerinin “Gece gibi ol” öğüdünü anlayıp yaşamına kazandıranlar övülmüş ve faydalarını görmüşlerdir.

                                    *
RAVLİ                                                           

19 Ekim 2013 Cumartesi

DERVİŞ YOLU GÜLŞEN-İ TEVHİD 139

Herkesi ger ayb-ı hod didi zi piş
Keybüdi farığ vey ez ıslah-ı hiş
 (Hazreti Mevlana, Mesnevi 2.inci cilt 881inci beyit açıklaması)

“ Bir kimse önce kendi ayıbını (Ahlak kurallarına uygun olmayan davranışlarını) görseydi, kendisini ıslah (Düzeltme, iyileştirme) etmekten ve ayıbını gidermekten vazgeçer miydi?”

Âşık, maşuktan (Sevgilisinden) ayrılır mı?
Ayrılığa sabretmek aşığa ayıptır.

Maşuk, aşığına visaline (Buluşmaya) davet edince aşığın icabet etmesi vebaldir (Günahtır).

Hiç şüphe etme ki aşığa maşuksuz (Sevgilisiz) kalmak ayıptır.
Kendi ayıbını bilmeyen kimsedir ki, halini ıslaha heves etmez.

Ahmaklar, kendi ayıplarını bilmezler de şunun, bunun kıl kadar olan (Küçük) ayıbını görürler.

                                  ***
Gülşen-i tevhid İbrahim Şahidi
Çeviren Midhat bahari Beytur
İnkılap ve Aka kitapevleri Koll.Şrt.1967 basım.


                                 ***
Neler öğrendik:

1.   Aklı az veya aklını doğru kullanamayan insanların öz eleştiri yapmaktan korktukları, kendilerini suçlu hissetmekten kaçtıkları için kendi yanlışlarını dile getirmek yerine başkalarının küçük hatalarını abartarak anlattıklarını öğrendik.

2.   Bazı insanların kendi hayal dünyasında yaşadıklarını ve bu dünyadan çıkıp gerçeklerle yüzleşmekten kaçındıklarını öğrendik.

3.   Kendini düzeltme ve iyileştirme ihtiyacı duymayan kimselerin kendi ayıplarını bildiklerini ve görmezlikten geldiklerini öğrendik.

4.   Ayıplardan kurtulmak için kendimize bir sevgili bulmamız ve onunla ilgilenip halkın ve kendi ayıplarımızdan uzaklaşmak gerektiğini öğrendik.

5.   Aşığın aklında, gönlünde sevgili olduğundan dünya işlerinin zarar veren etkilerinden, ruh hastalıklarından kendilerini kurtardıklarını öğrendik.

                                       *
İşte böyle yaren,

Hazreti Mevlana bir hastalığın olsun onun da aşk olsun diye temizlenme ve temiz kalma yolunu gösterdiğini hatırlamamız gerekmektedir.

RAVLİ HAYAL VE YÜZLEŞMEK
RAVLİ ÖZELEŞTİRİ yazarak bu konudaki yazılanları Googleden okumalısın.
                                    *
RAVLİ                                                          

18 Ekim 2013 Cuma

DERVİŞ YOLU GÜLŞEN-İ TEVHİD 138

Zateş ez imlet yakin şüd ez sahün
Puhtegi cu der yakin menzil mekun
(Hazreti Mevlana, Mesnevi 2.inci cilt 860 inci beyit açıklaması)

“ Senin ilmin, ateşin vücuduna, sözden yakin hâsıl (Sağlam bilgi ile içte bir yanma meydana gelirse) edince sözde kalma, ateşten pişkinlik (Hamlıktan kurtaracak kadar sıcaklık) iste.

Yakin (Sağlam bilgi, iyi, kati olarak bilme) ilminde menzil tutup (Konaklayıp geç) kalma.”

Mademki yârin (Sevgilinin) visaline (Sevgili ile buluşma) sende yakin hâsıl oldu (Sağlam bilgi ile bilgilendirildin), şaşılacak şey.

Hicranda (Ayrı kalmakta) nasıl karar ediyorsun?
O güzel, o aşırı güzelliği ile lütfünden seni mülakatına (Görüşmeye), visaline (Buluşmaya) davet ediyor.

Mademki o kerem sahibi seni davet ediyor, tepeden tırnağa kadar çevik ol.
Yârin (Sevgilin) hicranına (Ayrılığına) nasıl sabrediyorsun?

Âşığa karar (Âşık kararlı davranmaz, âşık sevgilisin davetine hiç düşünmeden koşar) ayıptır, noksandır.

Bir aşığın maşukundan (Âşık olunan sevgili) ayrılığa sabretmesi ayıpların en kötüsüdür.

                                  ***
Gülşen-i tevhid İbrahim Şahidi
Çeviren Midhat bahari Beytur
İnkılap ve Aka kitapevleri Koll.Şrt.1967 basım.


                                 ***
Neler öğrendik:

1.   Allah yolunda olanlara Allah’tan gelen sıcaklık ile âşıklık konumuna geçeceklerini öğrendik.

2.   Âşık konumuna gelenlerde kararsızlık başladığından ne yapacağını ne edeceğini bilemez duruma geldiklerini öğrendik.

3.   Âşıkların hiç düşünmeden, ayrılığa razı olmadan sevgiliye doğru koşması gerektiğini öğrendik.

4.   Aşığın sevgili ile buluşmaktan başka hiçbir düşüncesinin olmaması gerektiğini öğrendik.

                                       *
İşte böyle yaren,


Kararsızlık oluştuğu zaman kişi kime bağlanacağını şaşırır.

Vehimleri, korkuları, kuşkuları aşığa sakinlik vermez de hareketsiz ortada kalır.


Allah yolunda ve sevgisinde olanda kararsızlık oluştu mu onun yapacağı şeyin sevgili olarak seçtiği Allah’a kavuşmak, buluşmak için çalışıp çabalamalıdır.


Sevgiyle mahvolmuş kişi bu nedenle garip ve fakir olmuştur fakat onun koruyucusu, sahibi Allah’tır ve onu büyüklüğünden kendine doğru çeker ve korur.


Mevlana hazretlerinin bu konuda sözleri çoktur.

Allah’a aşk ile bağlanmış kişi zaten kendi elini ayağını, dilini, gözünü, nefsini kendi isteği ile bağlamıştır.


RAVLİ AŞK yazarak Googleden okumalısın.

                                    *
RAVLİ                                 

Popüler Yayınlar